Bodrum Denizciler Derneği Başkanı Tuna Altunkaya Bodrum’da bulunan bir koyda meydana gelen ve doğa, kıyı ve tarihi mirası tehdit eden müdahaleye ilişkin bir açıklama yaptı. Denizciler Derneği Başkanı Tuna Altunkaya imzasıyla yayımlanan basın açıklamasında şunlar dile getirildi. “Değerli basın mensubu dostlarımız kaptanlarımızdan gelen şikayet üstüne yaptığımız araştırmalar sonucunda tatsız görüntü ve bilgilere ulaştık. Basın bültenimizi ve fotoğrafları sizlerle paylaşıyoruz, ilgi ve alakanıza şimdiden teşekkür ederiz” denilen açıklamada şu bilgiler paylaşıldı.
“Orman, kıyı ve tarih aynı anda tahrip ediliyor Bodrum’da bazı koylarda yıllardır parça parça ilerleyen fiili özelleştirme girişimleri artık göz ardı edilemeyecek bir noktaya ulaşmıştır.
Elimizde bulunan güncel hava görüntüleri ve saha tespitleri ile; Erol Aksoy’un sahip olduğu arazisinde kullanım hakkının 2 katını kullandığı, sahile rahat inebilmek için yol açtırdığı, beton döktürüp ve merdiven yaptırdığı, bölgenin doğal dokusuna ağır müdahaleler yapıldığı açıkça görülmektedir.
Bölgedeki süreç incelendiğinde;
* mevcut kullanım alanının zaman içerisinde genişletildiği,
* orman dokusu içerisine yeni yollar açıldığı,
* koya ulaşım amacıyla beton döküldüğü,
* sahile inen sert müdahale niteliğinde merdiven ve geçişler oluşturulduğu,
* kıyı hattında özel kullanım alanı yaratılmaya çalışıldığı,
* deniz tarafında tonoz sistemleriyle fiili hakimiyet kurulduğu,
* koya gelen teknelerin caydırıldığı ve kamusal kullanımın engellenmeye çalışıldığı görülmektedir.
Daha da vahimi; yol açma çalışmaları sırasında bölgede bulunan tarihi taş yapı kalıntılarının ve arkeolojik izlerin ciddi biçimde zarar gördüğüne ilişkin görüntüler tarafımıza ulaşmıştır.
Bodrum’un koyları; kişisel prestij alanı değildir. Ormanlar, kıyılar ve tarihi miras; özel mülk mantığıyla şekillendirilemez.
Hiç kimse bir koyu kendi marinası gibi kullanamaz.
Hiç kimse kamuya ait kıyıya fiili erişim engeli koyamaz.
Hiç kimse “teknesi yalnız kalsın” diye denizi sahiplenemez.
Şimdi kamu adına soruyoruz:
* Bu yollar hangi izinle açılmıştır?
* Beton uygulamaları için hangi kurum onay vermiştir?
* Kıyı hattındaki müdahaleler imar ve kıyı mevzuatına uygun mudur?
* Bölgedeki tarihi kalıntılar için Kültür Varlıkları Koruma Kurulu görüşü alınmış mıdır?
* Orman ve doğal sit alanları açısından inceleme yapılmış mıdır?
* Denize bırakılan tonozların yasal durumu nedir?
* Yapılması planlanan iskele için herhangi bir izin süreci mevcut mudur?
Başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu, Orman Bölge Müdürlüğü, Bodrum Belediyesi ve ilgili tüm kamu kurumlarını göreve çağırıyoruz.
Çünkü mesele yalnızca bir arazi meselesi değildir.
Mesele;
Bodrum’un koylarının parça parça özel alanlara dönüştürülmesi, doğanın geri dönüşsüz şekilde tahrip edilmesi ve kültürel mirasın sessizce yok edilmesidir.
Bugün sessiz kalınan her müdahale, yarının kapatılmış koylarına dönüşecektir.
Bodrum Denizciler Derneği olarak; kıyıların, denizin, ormanın ve deniz kültürünün kamusal karakterini savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.
Bodrum Denizciler Derneği Başkanı Tuna Altunkaya