DOLAR
49,8378
EURO
55,3912
ALTIN
6.461,97
BIST
11.151,03
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Yağmurlu
15°C
Muğla
15°C
Yağmurlu
Çarşamba Yağmurlu
14°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
16°C
Cuma Hafif Yağmurlu
19°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
18°C

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Gizem Özcan fon krizi üzerine konuştu

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Gizem Özcan fon krizi üzerine konuştu
08.10.2026 23:22 | Son Güncellenme: 12.10.2026 12:24
5
A+
A-

Fon krizini TBMM gündemine taşıyan YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Avukat Gizem Özcan, “Devletin denetlediği bir sistemde bu kadar büyük mağduriyet nasıl oluştu? diye sordu. Özcan, işlem kayıtlarından denetim raporlarına kadar sürecin Meclis araştırma kamisyonu kurularak incelenmesini istedi.

YENİ Parti Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Muğla Milletvekili Avukat Gizem, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda YENİ Parti grubu adına fon krizi üzerine konuşma yaptı.

“Devletin denetlediği bir sistemde bu kadar mağduriyet nasıl oluştu?”

TBMM Genel Kurulu’nda bir fonun fiyatını, bir şirketin bilançosunu konuşmadıklarını vurgulayan Özcan, “Birikimini kaybeden insanların hakkını, kamu kurumlarının sorumluluğunu konuşuyoruz, ev almak için para biriktirenlerin, emekliliğinde kimseye muhtaç olmamak isteyenlerin yaşadığı mağduriyeti konuşuyoruz. Bu insanlar paralarını sokakta karşılaştıkları birisine teslim etmediler, lisanslı kuruluşlara, denetlendiğine inandıkları yatırım fonlarına yatırdılar, karşılarında bir kamu otoritesi olduğunu düşündüler. Şimdi, bize soruyorlar, devletin izin verdiği, devletin denetlediği bir sistemde bu kadar büyük bir mağduriyet nasıl olmuştu? İşte, bu araştırma önergesiyle cevap aradığımız temel soru budur” dedi.

YAZI ARASI REKLAM ALANI

“Bütün bunlar yaşanırken denetim mekanizmaları ne yaptı?”

Özcan, verdikleri önergede yer alan iddiaların son derece ciddi olduğunu belirterek, piyasa derinliği sınırlı bazı hisselerin fonlar üzerinden yoğun ve koordineli işlemlerle yükseltildiği, daha sonra bu hisseleri taşıyan fonlarında daha geniş yatırımcılara pazarlandığının ileri sürüldüğünü aktardı. Özcan sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Peki, böyle bir yapı kurulmuşsa nasıl işlemiş olabilir? Önce, belirli hisselerin fiyatları yükseltiliyor, bu hisseleri taşıyan fonlar yüksek gelirleriyle dikkat çekiyor, sosyal medyada başarı hikâyeleri anlatılıyor; vatandaşlar bu getirilere ve lisanslı kuruluşlara güvenerek sisteme giriyor. Araştırılması gereken tam da şudur: İlk girenler, sonradan gelenlerin parasıyla olağan dışı kazanç elde ederek sistemden çıktı mı? Küçük yatırımcının birikimi bağlantılı hesaplara aktarıldı mı? Bunların cevabını söylentilerden öğrenemeyiz, işlem kayıtlarını, para hareketlerini, hesaplar arasındaki ilişkileri incelemeliyiz. Fonları ilk kim finanse etti? Hangi hisseler, kimden alındı? Kim, hangi tarihte, ne kadar kazançla çıktı? Fon yöneticileri ile şirketlerin hâkim ortakları arasında nasıl ilişkiler vardı? Paranın izini sürmeden sorumluları ortaya çıkaramayız. Ama mesela burada da bitmiyor, asıl sorulardan biri de şudur: Bütün bunlar yaşanırken denetim mekanizmaları ne yaptı?”

“Denetim kurumunun kriz ortaya çıktıktan sonra ceza vermesi yeterli değildir”

Önergede fonların manipülasyonunda kullanıldığına ilişkin kamuya açık açıklamalar ile uluslararası yatırımcıların koordineli işlemlere yönelik kaygılarının yer aldığını belirten Özcan, bu uyarıların kamu kurumlarının bilgisine ne zaman girdiğinin araştırılmasını istedi. Denetim kurumunun yalnızca kriz ortaya çıktıktan sonra ceza vermesinin yeterli olmadığına dikkat çeken Özcan, “Görevi, tehlikeyi zamanında görüp vatandaşın zarar görmesini önlemektir. Yangın çıktıktan sonra tutanak tutmak yangını önleme sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.”dedi.

“Kamu görevlileri ile özel finans kuruluşları arasındaki ilişkiler araştırılmalıdır”

Özcan, araştırılması gerektiğini belirttiği bir diğer konunun ise kamu görevlileri ile özel finans kuruluşları arasındaki ilişkiler olduğunu söyledi. Şirketlerin yönetiminde veya danışmanlık yaptıkları eski ya da mevcut üst düzey kamu görevlilerinin bulunup bulunmadığının incelenmesini isteyen Özcan, böyle ilişkilerin denetim süreçlerinde ayrıcalık, gecikme veya müdahaleye yol açıp açmadığının araştırılması gerektiğini ifade etti. Bunları sormanın kimseyi peşinen suçlu ilan etmek anlamına gelmediğini, kamu yetkisinin herkesi için eşit kullanılıp kullanılmadığını sorgulamak olduğunu belirten Özcan, vatandaşın devlete güvenebilmesi için bir şirketin arkasındaki ismin denetiminin önüne geçmediğinden emin olması gerektiğini vurguladı.

“Meclis araştırma komisyonu kurulmalıdır”

Konuşmasında mağdurların önündeli tasviye sürecine de değinen Özcan, “Fonları kim yönetecek, varlıklar nasıl satılacak, piyasa derinliği sınırlı hisseler aceleyle satılırsa oluşacak zararı kim taşıyacak? Tasfiye yıllara yayılırsa birikimi enflasyon karşısında nasıl koruyacağız? İnsanlara yalnızca “Bekleyin.” diyemeyiz; ne kadar bekleyeceklerini, hangi kuralla ödeme alacaklarını ve haklarının nasıl korunacağını açıklamak zorundayız. Mağduriyetin üstüne belirsizlik ekleyemeyiz. Talebimiz açıktır: Bir Meclis araştırma komisyonu kurulsun; işlem kayıtları, denetim raporları, ihbarlar, şikâyetler incelensin; kurumların hangi tarihte ne bildiği, bildirdiği ortaya çıkarılsın. Adli soruşturmalar bir yandan yürütülürken Meclis de cezai sorumluluğun yanında idari, kurumsal ve siyasi sorumluluğunu yerine getirsin. Bu önergeyi desteklemek için aynı siyasi görüşte olmamıza gerek yok, burada vatandaşın birikiminin korunması gerektiğinde birleşmemiz yeterlidir. Vatandaşa yatırım yaparken “Dikkatli ol!” demek kolaydır ama devlet burada dikkatli olmak ve önlemleri almak zorundadır. Gelin, Meclis vatandaşın hakkını arasın, paranın izini sürsün, sorumluluk zincirini ortaya çıkarsın. Araştırma önergemize desteğinizi bekliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

 

 

REKLAM ALANI
Yorumlar


Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.